Litros Sanat
Türkiye'nin Dijital Kültür Sanat Gazetesi
Futbol tutkusu ve aile baskısı arasında kalmış bir kız çocuğunun azim dolu hikayesini beyaz perdeye taşıyan Fırtına Kız, vizyona girdi. “Bu gerçek bir hikâye ama tek bir isim vermem doğru olmaz çünkü bu Fatmaların, Ayşelerin hikayesi. Bir isyan, buradayız mesajı veren film. İzleyici unutmasın. Bu film kızlarımız için bir haykırış olacak” diyen filmin hikayesini yazan Haluk Kesim, Litros Sanat okurları için Fırtına Kız’ı anlattı.
Aile baskısına karşı yeşil sahalarda yükselen bir kadın hikayesi… Fırtına Kız filmi, 30 Ocak’ta vizyona girdi. Düğünden kaçıp hayallerinin peşinde koşan bir kızın Milli Takıma uzanan töreye başkaldırı ve başarı hikayesini anlatan Fırtına Kız, seyirci ile buluştu. AKC Sinema TV – Bilal Kalyoncu yapımcılığında Diyarbakır’da çekilen Fırtına Kız, geleneksel olarak erkek egemen sayılan futbolu, tutkuyla mücadele eden genç bir kadının gözünden anlatarak spor ve kadın mücadelesi temalı filmlere güçlü bir soluk getiriyor.
Başrollerinde Cihangir Ceyhan ve Eylül Ersöz’ün yer aldığı filmde ikiliye; Burcu Kara, Can Bartu Aslan, Kemal Uçar, Nebil Sayın, Duygu Paracıkoğlu, Mehmet Ali Kaptanlar, Murat Tatlı, Timur Ölkebaş, Cem Cücenoğlu eşlik ediyor. Spor duayeni Haluk Kesim’in hikayesinden uyarlanan filmin senaryosunu Eser Ali Bilen yazarken, filmin yönetmen koltuğunda Hasan Doğan yer alıyor. Futbolcu olmak isteyen çok yetenekli genç bir kızın hikayesini anlatan filmi, Haluk Kesim’e sorduk.
Film Fatmaların, Ayşelerin hikâyesi
Fırtına Kız'ın hikayesi size ait. Bu hikâyenin çıkış noktası ne oldu?
Yaklaşık 2 yıl önce Türkiye Futbol Federasyonu Kadın Futbolu Çalıştayı düzenledi. Orada herkes kadın futbolunun tanıtılması için neler yapılacağını konuşurken, bir film yapılması gerektiğini ilettim. Önce herkes bunun muhteşem bir fikir olduğunu söyledi ama kimse harekete geçmedi. Hatta yardım edeceğini söyleyenler bile kulaklarının üstüne yattı. Bu hikâyeyi Bilal Kalyoncu’ya götürdüğümde, Özgür Bakar ve Bilal çok beğendiler. Ve macera başladı.
Size ilham veren ne idi? Gerçek hayattan izler taşıyan karakterler var mı?
Bu gerçek bir hikâye ama tek bir isim vermem doğru olmaz çünkü bu Fatmaların, Ayşelerin hikayesi. Bu ülkede kadıların yaşadığı sorunlar bana ilham verdi. Ve hep kız çocukları için yapmam gereken bir şey var diye düşünüyordum. Ben ablamı 15 yaşında kaybettim ve bir kızım var. Onlar için bu haykırışı yazdım.
Hikâyenin sinema filmine dönüşmesi en başında planlı mıydı?
Evet en başından beri bunu sinema filmi olarak düşündük. Çünkü sinema bir insanın derdini en iyi anlatacağı enstrüman.

“Bakış açınız değişecek”
Fırtına Kız ne anlatacak seyirciye?
Bir haykırışı, başkaldırıyı anlatacak. Hayallerine inananların her zorluğa rağmen başarabileceğini anlatacak. Bu filmin en önemli mesajı, filmi seyrettiğinizde bir kızımızın hayatı belki kurtulacak. Bakış açınız değişecek.
Sizce bu hikâye bir “spor filmi” mi, yoksa bir “özgürlük hikâyesi” mi?
Bir spor hikayesi gibi ama aslında bu kadınların haykırışı. Bir isyan, buradayız mesajı veren film.
“Kadın toplumun başlangıcıdır”
Burada aslında toplumsal birçok yaraya değiniyorsunuz. Bir yanda çocuk gelin bir yanda kızların futbol oynaması... Evet artık kadın futbol kulüpleri var ama yine de bu tarafa negatif bakışta var. Siz bu iki olaya da değiniyorsunuz. Toplumsal açıdan da birçok mesajı olan bir film. Neler söylemek istersiniz?
Ben kızlarımızın kendi kararlarını vermelerini istiyorum. Ailelerin baskıyla değil, yol gösterici olmalarını ve kızlarımızın örf adet diye uydurma şekilde baskılanması yerine gerçek Anadolu esaslarına göre yetişmesini istiyorum. Annem hep “Bir Türk kadını, ata binmeyi, yüzmeyi ve silah kullanmayı bilmeli” derdi. Zamanında erkekler askere gittiğinde bacılar gibi olmalı. Biz kadının herşeyi yapabileceğini unuttuk. Kadın toplumun başlangıcıdır.
Hikâyede, filmde sizi en duygulandıran an hangisiydi?
Bunu söylemek spolier olur. Ama izleyiciye yanlarına mendil almalarını tavsiye ederim. Gözyaşlarına boğulacaklar.
Zeynep’in korkusuz olmasını sağlamaya çalıştım
İzleyicinin Zeynep'e nasıl bir bağ kurmasını istiyorsunuz? Siz nasıl bir Zeynep karakteri oluşturdunuz?
Zeynep aslında bir bebek. Bebekler korkusuzdur. Ben Zeynep’in korkusuz olmasını sağlamaya çalıştım. Bebek kadar saf, ama onlar kadar korkusuz. Öğrenmek istiyor, sevdiklerine kendini gösteriyor. Sadece onlar için futbol oynuyor.
Güzel de bir oyuncu kadrosu var. Siz çekimlerde de bulundunuz mu oyuncularla ilgili neler söylemek istersiniz?
Müthiş bir kadro. Çekimlerde bulunmak istemedim. Ama kadroyu sevgili Bilal Kalyoncu, Özgür Bakar ve Hasan Doğan en güzel şekilde yaptı. Zaten oyucuları görünce işte bunlar dedim. Çünkü kafamdaki tüm resme uydular.
Eklemek istedikleriniz var mı?
İzleyici unutmasın. Bu film kızlarımız için bir haykırış olacak.
Oynanması zor bir roldü
Fırtına Kız filminin galası, 28 Ocak’ta Atlas Sineması’nda yapıldı. Yapım ekibi ve oyuncuların açıklamalarda bulunduğu galada Cihangir Ceyhan projenin kendisi için çok özel olduğunu söyleyerek "İlk kez bir babayı canlandırdım. Aslında büyük işi gerçekten Eylül başardı. Futbolcu bir kızın hayallerini gerçekleştirmek için verdiği mücadeleyi anlatıyoruz. Ben filmde bir noktada ona destek olan, bir noktada ise köstek olan bir babayı oynuyorum. İzleyicinin duygusal olarak etkileneceğini düşünüyoruz. Drama dozu yüksek olabilir ama temelde, kız ya da erkek fark etmeksizin, zorluklar içinde bir ideale tutunan ve bunun için emek veren bir insanın sonunda başarıya ulaşmasını anlatan bir iş bu. Bu yüzden keyifliyiz. Günün sonunda göz önünde olan kişi bir kadınsa, bir kız çocuğuysa, bu başarı elbette çok daha değerli oluyor" dedi.
“Hem çok ağlayacağız hem çok güleceğiz”
Filmin kahramanı Zeynep karakterine hayat veren Eylül Ersöz ise şunları söyledi: “Futbolcu olmak isteyen, hayallerinin peşinden koşan genç bir kız. Çok hırçın, cesur ama aynı zamanda babasını çok seven biri. Ben de babama aşıktım. O yüzden bu rolü oynarken çok keyif aldım. Bence ortaya çok güzel bir film çıktı. Ben futbolu izliyordum ve Beşiktaşlıyım. Futbol dersi aldım, setten yaklaşık 2 önce başladım. Ama bence güzel oynuyorum. Devam da edebilirim. Bir kere sakatlık yaşadım. Ama güzeldi, böyle şeylerin de nazarı öyle olur."
Fiziksel olarak zorlandığını aktaran Ersöz, "Oynaması zor bir roldü, açıkçası zorlandım. Ama bunun dışında duygusu çok güçlü bir senaryoydu. O da ayrı bir zorluktu ama aynı zamanda çok keyifliydi. Bu filmin kız çocuklarına çok büyük bir cesaret vereceğini, ailelere de çok güçlü bir mesaj taşıdığını düşünüyorum. O yüzden çok gururluyuz. Film çok dramatik ama bir o kadar da tatlı, cıvıl cıvıl. Mesajı çok büyük olduğu için izlerken hem çok ağlayacağız hem çok güleceğiz" dedi.
“Umarım her genç kızın hikayesi bu kadar güzel biter”
Filmde farklı bir karakterle izleyici karşısına çıkan Burcu Kara ise senaryonun kendisini çok etkilediğini belirterek, "Diyarbakır'da geçmesi, bu kadar güzel bir kadroyla bir araya gelmemiz, yapımcılarımız, yönetmenimiz gerçekten çok güzel bir set ortamı vardı. Orada bu kadar etkilenince karakterin içine girmek ve onu taşımaya çalışmak bizim için daha da kolay oldu. Benim için çok güzel bir süreçti. İlk defa böyle bir karakter oynadığım için kendimi izlemek konusunda hiç olmadığım kadar meraklıyım. Çünkü bana genelde şehirli kadın rolleri geliyor. İlk kez doğulu, başında yemeni olan, farklı bir şiveyle konuşan bir kadını canlandırdım. Bu benim için çok heyecan vericiydi. Yaklaşık iki ay şive çalıştım, iyi olsun diye çok çabaladım. Umarım her genç kızın hikayesi Zeynep'inki kadar güzel biter. Kadınlar olarak daha çok direneceğiz, daha çok çalışacağız, daha çok çabalayacağız” şeklinde konuştu.
Hikayesi birçok kız çocuğunun yoluna ışık tutacak
Bir kız çocuğu hayal kurarsa, dünya önünde duramaz mesajı ile izleyiciye sunulan filmde, futbolcu olmak isteyen çok yetenekli genç bir kızın, kız çocuklarını evlendirip evde oturtan bir düzene başkaldırısı ve azimle gelen başarı hikayesi anlatılıyor. Diyarbakır’ın en yetenekli ama en şanssız futbolcusu olarak adlandırılan İsmail’in (Cihangir Ceyhan) tüm yeteneklerini alan kızı Zeynep (Eylül Ersöz), hayallerine kavuşabilmek için ilk önce fırsat eşitliğini sağlamalıdır. Zeynep, sadece kendisi için değil, onun bir hatasını örtmek için suçu üstlenen ve intihar eden kardeşi için de mücadele eder. Oğlunun değil de kızının futbolcu olmak istediğini öğrenen İsmail’in arada kalışını, Zeynep’in zorla evlendirildiği düğününden kaçıp Milli Takım oyuncusu oluşunu anlatan filmin hikayesi birçok kız çocuğunun yoluna ışık tutacak.
Yorum Yaz