Litros Sanat
Türkiye'nin Dijital Kültür Sanat Gazetesi
Mart ayında İstanbul, sanatın farklı renklerini bir araya getiren bir buluşma alanına dönüşüyor. Bu buluşma alanının seyircileri ve ziyaretçileri siz sanatseverler olacaksınız. İlk durağımız olan Pera Müzesi’nde Halil Paşa’nın ışık ve suyla örülmüş eserleri izleyiciyle buluşurken, Yıldız Holding’in “Sabrın Nakşı” sergisi sabır ve estetiği ince bir zarafetle harmanlıyor. Her iki etkinlik de sizleri geçmişin izlerini bugünün duyarlılığıyla buluşturuyor.
Sinemada ise Frankofon Film Festivali, farklı kültürlerin hikâyelerini perdeye taşırken, tiyatro sahneleri “Ben Medea Değilim” ve “Ödüllü (Geleneksel Orta Oyunu)” ile gelenek ve çağdaş anlatıyı yan yana getiriyor. İstanbul, mart ayında hem görsel hem de sahne sanatlarıyla izleyiciyi hem düşündüren hem de büyüleyen bir kültür yolculuğuna çıkarıyor.
Işığın Kıyısında Bir Ressam
Pera Müzesi, bu yıl Osmanlı resminin öncü isimlerinden Halil Paşa’nın yaşamını ve sanatını odak noktasına alan “Suyun Kıyısında: Halil Paşa’nın Yaşamı ve Sanatı” sergisine ev sahipliği yapıyor. 5 Mart – 23 Ağustos 2026 tarihleri arasında gerçekleşen bu seçki, ressamın ışıkla kurduğu özgün ilişkiye dair güçlü bir görsel anlatı sunuyor. Boğaziçi kıyılarından Nil’in sularına uzanan manzaralarda su bir motif olmanın ötesine geçerek zamanın akışını ve Halil Paşa’nın içsel yolculuğunu yansıtıyor; izleyiciyi resmin büyülü yüzeyiyle baş başa bırakıyor.
Sergide, Halil Paşa’nın portrelerinden peyzajlarına, eğitim yıllarından yurtdışı deneyimlerine uzanan geniş bir yelpaze izleniyor. Özellikle suyun renk ve ışık ile buluştuğu sahnelerde ressamın fırça dili, geçmişin atmosferini bugünün duygusuyla ustaca harmanlıyor. Sanatseverler için hem tarihsel hem de duygusal bir derinlik sunan bu retrospektif, Halil Paşa’nın sanatıyla iç içe yeni bakış açıları geliştirmek isteyenler için kaçırılmayacak bir fırsat.
Nakışta Zamanın İzleri
Yıldız Holding’in Ramazan geleneği kapsamında sanatseverlerle buluşturduğu “Sabrın Nakşı” sergisi, bu yıl sabır kavramını estetik bir anlatıya dönüştürüyor. İstanbul’daki Çamlıca Kampüsü’nde açılan sergide tezhip, kalemişi ve katı’ sanatlarının 52 seçkin örneği yer alıyor. Altının katman katman işlendiği levhalar, milimetrik oyunlarla şekillenen katı kompozisyonları ve geleneksel süsleme anlayışının incelikli detayları, izleyiciyi üretim sürecinin dingin ritmine davet ediyor. Sergi, Ramazan ayının manevi atmosferiyle örtüşen bir sabır fikrini, sanatın zamana yayılan emeği üzerinden görünür kılarken bizlere de sabır kavramını sanat üzerinden estetik bir şekilde tekrardan hatırlatıyor.
Küratörlüğünü Yıldız Holding Sanat Danışmanı E. Esra Göncüoğlu’nun üstlendiği seçkide hilye-i şerifler, âyet levhaları, dualar ve şiirlerden ilham alan eserler öne çıkıyor; kimi işlerde katı’ sanatı minyatürle buluşarak geleneksel formlara yeni bir yorum kazandırıyor. “Sabrın Nakşı”, yalnızca geçmişin estetik mirasını sergilemekle kalmıyor, aynı zamanda sabrın sanat aracılığıyla nasıl zamansız bir değere dönüştüğünü de gözler önüne seriyor. Sergi, 19 Mart 2026’ya kadar randevu ile ücretsiz olarak ziyaret edilebilirsiniz.
Frankofon Sineması Türkiye’de Sinema Perdelerini Açıyor
Mart ayı boyunca İstanbul başta olmak üzere toplam 19 şehrimiz, Fransızca konuşulan ülkelerin sinemasını mercek altına alan Frankofon Film Festivali’ne ev sahipliği yapacak.
5–29 Mart tarihleri arasında sürecek festival, Fransa, Belçika, Kanada ve İsviçre gibi ülkelerden seçkin uzun metraj ve kısa filmleri izleyiciyle buluşturacak. Program, Cannes ve Venedik gibi uluslararası festivallerden öne çıkan yapımların yanı sıra, kadın yönetmenlerin eserlerine ve güçlü kadın karakterlere odaklanan filmlerle daha renkli seçkiyle geliyor.
İstanbul ayağında ise İBB Beyoğlu Sineması, Kadıköy Sineması / Sinematek ve Institut français gibi mekanlar, festival boyunca hem film gösterimleri hem de yönetmen söyleşileri ve özel etkinliklere ev sahipliği yapacak. Kısa filmlerden bağımsız uzun metrajlara, restorasyon filmlerden okul programlarına kadar geniş bir seçki sunan festival, sadece sinema tutkunlarını değil, kültürel deneyim arayan her izleyiciyi Frankofon dünyasının yaratıcı atmosferiyle buluşturmayı hedefliyor. Peki buna hazır mısınız?
Sahnede Gelenekselden Çağdaşa: Tiyatro Cümbüşü
İstanbul sahneleri mart ayında izleyiciyi iki farklı tiyatro ile gelenekselden çağdaşa bir sanat cümbüşü sunuyor. Çağdaş yorumları ve güçlü karakterleriyle dikkat çeken “Ben Medea Değilim”, modern dramatik anlatısıyla seyircisini düşündürürken, aynı dönemde sahnelenen “Ödüllü (Geleneksel Orta Oyunu)” Kavuklu ve Pişekar tipleriyle klasik mizahı ve halk sahnesinin enerjisini yeniden yaşatıyor; her iki oyun da mart ayı boyunca belirli tarihlerde sahnelenecek. Oyunların güncel tarihleri ile mekân bilgilerine İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın resmî web sitesinden ulaşmak mümkün. Mart ayında sanat heybenizin daha renkli hale gelmesini istiyorsanız tiyatroya da yer açın…
Yorum Yaz