Litros Sanat
Türkiye'nin Dijital Kültür Sanat Gazetesi
RAMAZAN KÜLTÜRÜNÜN EN GÜZEL ÖRNEĞİ MAHYALAR
Müslüman bir ülkede Ramazan ayı geldiğinde farklı bir atmosfer oluşuyor. Bizim ülkemizde koronavirüs öncesi Ramazan eğlencelerinin merkezi İstanbul'du. Anadolu başta olmak üzere bu atmosfer manevi olarak hissediliyordu. Diğer ülkelerle kıyaslarsanız Türkiye'deki Ramazan kültürünü nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bizler genelde bu kültürü ev içlerinde yaşıyoruz. Müslüman coğrafyalardaki diğer ülkelere bakınca Ramazan coşkusunun sokaklara, caddelere, camlara, pencerelere taştığını görüyoruz. Bizde ise genelde Ramazan eğlenceleri belirlenen alanlarda ve belirli bir düzenle yapılageldi. Öte yandan camilere asılan mahyalar, Ramazan kültürüne dair bizim diyebileceğimiz en güzel geleneklerden biri. ‘oruç tut, sıhhat bul, oruç bedenin zekâtıdır, İslam kardeşliktir’ gibi cümleleri herkesle aynı anda, madebimiz üzerinde görmek içimizi coşturuyor, bu da büyük bir gerçek.
RAMAZAN'I CAMDAN CAMA YAŞAYALIM İSTEDİK
#RamazanPenceremde hareketine başlamaya nasıl karar verdiniz?
Başta da söylediğim gibi özellikle Arap devletlerine bakınca sokaklara taşan o coşku ve heyecanı bizler de yaşayalım istedik. Özellikle çocuklar için bu tarz bir hoş geldin merasimi daha çok akılda kalıcı oluyor. Müslüman ülkelerde bu coşku yaşanırken, neden Türkiye’de de olmasın fikri ile bu harekete başladık. Türkiye’de son yıllarda evleri süsleyerek bu coşkuya ortak olan nice aileler olması sevindirici, biz de bunu pencerelere, balkonlara, kapılara taşımak istedik. Ramazan’ı camdan cama yaşayalım istedik. Tabi bir de Kudüs’ün Ramazan’a hazırlanırken çekilmiş görüntüleri var ki, neden hala duruyoruz dedirtti bize.
DÜNYADAKİ TÜRKLERDEN DÖNÜŞLER ALDIK
Yılbaşı geldiğinde neredeyse muhafazakârlar hariç herkesin evinde süslenmiş çam ağaçları görüyoruz. Cadılar Bayramı geldiğinde kostümlü gençleri sokaklarda görüyoruz. Bunda değişen toplumsal değerler, teknoloji ve sosyal medyanın tabii ki etkisi var ama kültürel kodlarımızı adeta kendimiz bozuyoruz. Ramazan'ın başlaması ile ise sizin sayenizde pencerelerin süslenmeye başladığını gördük. Size nasıl dönüşler oldu?
Çağrımızın ardından Türkiye’nin her yerinden, hatta dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan Türklerden çok güzel kareler geldi. Bizler de onları instagram ve twitter hesabımızdan paylaştık. Gördük ki aslında insanların böyle bir şeye özlemi varmış. “Hiç aklımda yokken penceremi süslemeye karar verdim”, “Çocuğum yok ama ben de Ramazan’ı pencereme taşıdım” gibi mesajlar aldık. Kısa sürede böyle geri dönüşler almak bizi çok mutlu etti ve maksat hasıl oldu.
Bu Ramazan ilk defa başlattığınız bu hareketi gelecek yıllar devam ettirecek misiniz?
Pandemi sebebiyle kısıtlı başladık ancak, şimdi ileride neden sokaklara mahallelere, taşmasın ki diye düşünmekte, şimdiden bunun hayallerini ve planlamalarını yapmaktayız ekip olarak.
ESKİ RAMAZANLARI ANMAK YERİNE ŞİMDİYİ GÜZELLEŞTİRELİM
Son olarak gençlere, anne babalara Ramazan ayına sahip çıkılabilmesi için neler demek istersiniz?
Ramazan penceremde ekibi olarak bizler de çocukları olan anneleriz. Aslında yapmak istediğimiz öncelikle çocuklarımızı o manevi alana sokabilmekti. Ramazan’ın gelişinin hazırlanmaya, temizlenmeye, her yeri ışıklarla bezemeye değer bir şey olduğunu ancak böyle gösterebilirdik. Nerede o eski Ramazanlar demek yerine şimdiki Ramazanları daha güzel hale getirmek için çok çalışmalıyız.
Yorum Yaz