Litros Sanat
Türkiye'nin Dijital Kültür Sanat Gazetesi
Cemil Meriç’in düşünce dünyasını şekillendiren kavramlar, karikatür sanatının yorumuyla yeniden hayat buldu. “Çizgilerle İrfan ve İdrak: Cemil Meriç” sergisinde, kelimelerin çizgilere dönüşen hikâyesi Litros Sanat’ta.
Zihnimizde canlandırdığımız sayısız görüntünün, hissin ve düşüncenin bir anlamı, bir karşılığı ve bir adı vardır. Hepsini kelimelerle ifade ederiz.
Bir kelime bir nesneye, bir duyguya ya da bir düşünceye nasıl anlam kazandırabilir? Ya da tek bir kelime, birden fazla anlamı ve durumu nasıl içinde barındırabilir? Bu sorular ilk bakışta tuhaf görünse de oldukça etkileyicidir. Bu satırları yazarken bile zihnimdeki kelime haznesine başvuruyorum. Çünkü kelimeler bazen bir okyanus kadar derin, bazen de bir uzay kadar sınırsızdır; kimi zaman anlamın, kimi zaman da anlamsızlığın kapısını aralar.
Peki insanlar bazı kelimelerle bütünleşebilir mi? Ya da bir düşünürün, bir yazarın kendine ait kelimeleri olabilir mi? Fikir, düşünce ve edebiyat dünyamızın önemli isimlerinden Cemil Meriç’in zihninde iz bırakan kavramları ele alıp onları çizgilere dönüştürseydik ortaya nasıl eserler çıkardı?
“Çizgilerle İrfan ve İdrak: Cemil Meriç” sergisi tam da bu sorudan yola çıkıyor. Esenler Belediyesi tarafından, Cemil Meriç Kültür Sanat Sezonu kapsamında hazırlanan sergide, Türkiye’den ve dünyanın farklı ülkelerinden karikatüristler, Meriç’in düşünce dünyasında yer eden kavramları kendi çizgileriyle yorumladı.
Biz de sergiyi gezdik, eserleri inceledik ve serginin anlam dünyasını daha iyi kavrayabilmek için karikatüristlerle konuştuk. Çizgilerle İrfan ve İdrak: Cemil Meriç Litros Sanat’ta.
Yazardan Not
Sergide dikkatimi çeken bazı eserleri ve bu eserlerin bende uyandırdığı düşünceleri sizlerle paylaşmak istedim. Cemil Meriç, kelimeler ve karikatürler…
Sözlük anlamına gelen “kamus” kelimesi, bu eserde zihnin biriktirdiklerini temsil eden büyük bir baraj gibi yorumlanmış. Baraja damla damla düşen yağmur taneleri yerine harfler akıyor. Her harf, insanın öğrendiği, duyduğu ve hafızasında sakladığı bilgileri temsil ediyor. Sonunda ortaya, zihnin kendi sözlüğü; yani bir “harfler barajı” çıkıyor.
Bir şeyi etraflıca anlamak ve kavramak demektir. Eserde bu kavram, tamamlanmak üzere olan bir yapboz üzerinden anlatılıyor. Son parçanın yerini biliyor olmak bile bazen yeterli değildir; önemli olan bütünü görebilmektir. İnsan, sonuca ulaşmadan önce düşünmeli, analiz etmeli ve parçalar arasındaki ilişkiyi kavramalıdır. Belki de ihata, eksik parçayı yerine koymadan önce bütünü anlamaya çalışmaktır.
Bir şeyi anlamak için çok okumak mı gerekir, yoksa okuduklarımız üzerine düşünmek mi?
Bu eser bana ikinci seçeneği hatırlattı. İnsan elbette okumalıdır; ancak idrak, yalnızca bilgi edinmekten ibaret değildir. Okunanı sindirmek, üzerinde düşünmek, gerektiğinde kendisiyle tartışmak gerekir. Belki de idrak, okunan metnin kendisinden çok, onun zihinde bıraktığı izdir.
Kelime anlamı olarak ayrılmak, uzaklaşmak ve bir kenara çekilmek demektir. Peki insan uzaklaştıkça silikleşir mi? Kendine çekildikçe görünmez hâle gelir mi?
Bu eser bana yalnızca dış dünyadan uzaklaşmayı değil, insanın kendi içine doğru yaptığı yolculuğu düşündürdü. Belki de itizal, kalabalıklardan kaçmak değil; insanın kendisiyle baş başa kalabilmesidir. Ancak bu yolculuk bazen kişiyi yalnızlaştırır, bazen de silikleştirir. Bir çizginin hafifçe silikleşmesi nasıl onun görünürlüğünü azaltıyorsa, insan da zaman zaman hayattan geri çekildikçe görünmezleşebilir. Belki de bu yüzden itizal, yalnızlığın çizgiyle anlatılmış hâlidir.
Bir düşünce insanını çizgiyle anlatmak kolay değil
Ahmet Altay (Dünya Çizerler Birliği Başkanı): “Düşünce atlasımızın en önemli coğrafyalarından biri” tanımını rahatlıkla söyleyebileceğimiz bir mütefekkir Cemil Meriç. Hayatı, mücadelesi, fikirleri, düşünce tasavvuru ve inşası ile zaman aşımsız örnek alınacak müstesna bir şahsiyet. Cemil Meriç’i seçilen 40 tema (eserlerinden kullandığı kelimelerden seçki) üzerinden harmanlayarak karikatür sanatının diliyle anlatmaya çalışmak hiç de kolay değil. Bir yandan onur hissi sizi kaplarken diğer yandan omuzlarınıza yüklenen ağır bir yük hissini yaşıyorsunuz. Şahsen böyle bir sergide eserlerimin olması benim için çok özel. Cemil Meriç okumaları üzerine ne kadar söz söylense eksik kalır. Çünkü her okuma, okuyanın tasavvuru ile bambaşka bir şekle bürünebilir. Cemil Meriç denince zihnimde canlanan ilk şey, “bu toprakların insanı olmaktan gurur duyma” diyebilirim. Sergiye eser gönderen çizerler tema seçimlerinde özgür idiler. Gelen eserlerden seçki yapıldı. Tüm çizerlerin çok zorlandığını söyleyebilirim. Bir düşünce insanını çizgiyle anlatmak kolay değil; söylenen söz üzerine söz söylemek gibi. Sanırım şöyle demek daha doğru, temalar ışığında Cemil Meriç’in çizerdeki yansımasılarını sergide görmüş olduk. Her çizerin Cemil Meriç tasavvuru, yaşadığı coğrafyası, kültürel bakışı, düşünce biçimi gibi bir çok konuda farklı yansıması içeriyor diyebiliriz. Her çizerin Cemil Meriç’i biricik. Ortaya çıkan sergi eserleri son derece kıymetli ve bir ilk.
Bir karikatür çizmekten çok daha fazlası
Eren Esirci (Karikatürist): Cemil Meriç sergisinde yer almak benim için herhangi bir karikatür çizmekten çok daha fazlasıydı çünkü bu sergiye hazırlanırken kendim de Cemil Meriç’i tanımaya ve anlamaya çalıştım, bu sayede çok daha bilinçli bir iş ürettiğimizi düşünüyorum. Kendi eserimle insanları Cemil Meriç’le buluşturma yolunda bir araç olduğum için şanslıyım. Umarım sergiye gelen ziyaretçiler de üretilen eserleri sadece kağıt üzerindeki bir çizim olarak düşünmek yerine her birinin altında yatan fikirleri anlayarak ziyaret ederler.
Farklı anlamlar çıkarılması daha değerli kılıyor
Melike Sümeyye Aysal (Karikatürist): Benim için, değerli Ümit Meriç'in eserlerime bakıp incelemesi çok kıymetliydi. Bence sanatçının perspektifinin dışında, bakanın kendi içinde anlam çıkarması sanatı daha değerli ve anlamlı kılıyor. Ziyaretçilerin, fark etmediğim ve onların dile getirdiği farklı bakış açıları, sanatçı olan "ben" için çok özel bir duygu olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu noktada eseriniz sadece sizin olmaktan öte, bakanın da özneli haline geliyor.
Yüzeysellikle mücadele etmek için bir araç
Doru Axinte (Karikatürist): Yazar Cemil Meriç ile ilgili olağanüstü sanatsal proje, kişiliğine karikatür araçlarıyla yaklaşmada benim için büyük bir meydan okumaydı. Eserlerimin izleyicilerini mizah yazarı olmasa da Cemil Meriç'in hicivli ve ironik ruhunu keşfetmeye davet ediyorum. Yine de sosyal hiciv, kendi kendine ironi ve kendi kültürlerini anlamadan Batı'yı taklit eden entelektüel seçkinlere ironik muameleyi kullandı. Bu nedenle, çalışmalarım Cemil Meriç'in ince ironik ruhunu mizah yoluyla, toplumda yüzeysellikle mücadele etmek için bir araç olarak vurguluyor.
Yaşayan bir köprü olarak tasvir ettim
Hule Hanusic (Karikatürist): Cemil Meriç'e adanmış bu sergiye katılmak benim için olağanüstü bir onur, son derece ilham verici bir deneyim ve büyük bir sanatsal sorumluluk. Bu parçaları yaratırken, fiziksel görüşünü kaybetmesine rağmen inanılmaz bir iç vizyona ve bilgeliğe sahip olan Türk devine karşı derin bir saygı duygusuyla yönlendirildim.
İki çizimle onun felsefesini hayata geçirmeye çalıştım: İlk parçada Cemil Meriç, Doğu ve Batı'nın kültürel kıyılarını kapsayan bir kanyonu kapsayan açık bir kitapta oturan yaşayan bir köprü olarak tasvir edilir. İkinci parçada, bilgeliğin ebedi koruyucusu olarak kalarak bilgi ve edebiyatın kapılarını açarken onu elinde bir anahtarla tasvir etmek istedim. Umarım çalışmalarım, ziyaretçileri Meriç gibi bir düşünürün vizyonuyla Doğu ve Batı'nın nasıl zıt değil, aynı insan uygarlığının ayrılmaz iki kıyısı olduğunu düşünmeye teşvik eder.
Zeynep Neva Öksüz (Karikatürist): Cemil Meriç ile ilgili böyle anlamlı bir projede yer almak benim için bir gurur. Ziyaretçilerin eserlerimi gördüklerinde Cemil Meriç'i en güzel şekilde hatırlatmalarını isterim.
Feyza Nef Altınışık (Karikatürist): Cemil Meriç gibi Türk edebiyatında öncü bir yazarın hatırasına dokunmak ve böyle önemli bir sergide yer almak benim için çok değerliydi. Farklı başlıklar altında çalıştığımız eserleri anlayıp Cemil Meriç'in eserleri ve hayatı ile bağdaştırarak yorumlamalarını ve bize kattığı şeyleri tekrar hatırlatmalarını isterdim.
Yorum Yaz