Gece müzeciliği rekor kırdı

KÜLTÜR SANAT

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy 2025 sezonunda hayata geçirilen gece müzeciliği uygulamasının bu yıl tarihî bir başarıya ulaştığını müjdeledi. 1 Haziran–1 Ekim 2025 arasında düzenlenen gece müzeciliği programı kapsamında 554.516 ziyaretçi ağırlandı. 

İstanbul'da ve Türkiye’nin farklı şehirlerinde hayata geçirilen gece müzeciliği uygulamasıyla yarım milyondan fazla kişi gece müzelerini ziyaret etti. 

 

10 bin yıllık sır: Taş Tepeler Projesi'nde kritik keşif 

Şanlıurfa'da yürütülen "Taş Tepeler Projesi" kapsamında Sefertepe'de ortaya çıkarılan iki insan yüzü kabartması, neolitik dönemde bölgesel üslup farklılıklarını ve sanatsal çeşitliliği gözler önüne seriyor. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Tarih Öncesi Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Kazı Başkanı Doç. Dr. Emre Güldoğan, kazıların Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen "Şanlıurfa İli Neolitik Çağ Araştırmaları Taş Tepeler Projesi" kapsamında gerçekleştirildiğini söyledi. Bu yılki kazılarda dört bloktan oluşan kireç taşının ön yüzeyinde yüksek ve alçak kabartma teknikleriyle işlenmiş, yüz hatları son derece belirgin iki insan yüzü kabartması bulduklarını hatırlatan Güldoğan, eserlerin yaklaşık 10 bin 500 yıl öncesine tarihlendiğini ifade etti. Bu figürlerin neolitik döneme ait sanat anlayışı hakkında yeni ipuçları sunduğunu dile getiren Güldoğan, "Her ikisi de kuzey yönüne dönük olarak betimlenen yüzlerin, özel bir alanı sınırlayan şekilde etrafı blok taşlarla çevrili bir yapının parçası olduğunu belirledik." dedi. Sefertepe'deki bu figürleri Göbeklitepe ve Karahantepe'deki örneklerden ayıran özelliklerin bulunduğuna dikkati çeken Güldoğan, en önemli farkın göz, kulak ve burun detaylarına verilen önem olduğunu vurguladı. Güldoğan, bu figürlerin neolitik döneme ait sanatsal çeşitliliği ve bölgesel üslup farklarını ortaya koyması açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Kabartmaların yer aldığı dört bloktan oluşan platformun alana özel olarak inşa edildiğine dikkati çeken Güldoğan, platformun çevresinde ana kaya üzerine açılmış çukurların ve belirli bir yapının da bulunduğunu sözlerine ekledi.

 

İki bin yıllık gizem: UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alıyor! 

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan Şanlıurfa’nın tarihi Harran ilçesi sınırlarındaki yaklaşık 2 bin yıllık Bazda Mağaraları, etkileyici görünümü ve gizemli geçmişiyle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Bazda Mağaraları'nın, Roma döneminde inşa edildiği tahmin ediliyor. Harran'ın kuzeyinde yer alan ilçeye 19 kilometre mesafede bulunan mağaralar, "Albazdu", "Elbazde" ve "Bozdağ" mağaraları adıyla da biliniyor. Kayalara yazılmış Arapça kitabelerden, buradaki taş ocağının 13'üncü yüzyılda Abdurrahman el-Hakkari, Muhammet İbn-i Bakır ve Muhammed el-Uzzar gibi kişiler tarafından işletildiği anlaşılıyor. Çevredeki Harran Surları, Şuayip Antik Kenti ve Han el-Barur Kervansarayı gibi tarihi yerlerin de mağaradan alınan taşlarla inşa edildiği belirtiliyor. Söz konusu yapılar için yüzlerce yıl taş çıkarılması sonucu mağaralarda çok sayıda meydan, tünel ve galeriler oluşurken, kimi mağaraların ise 3 katlı olduğu görülüyor.

 

Gece müzeciliği 2025 sezonunda rekor kırdı 

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy 2025 sezonunda hayata geçirilen gece müzeciliği uygulamasının bu yıl tarihî bir başarıya ulaştığını müjdeledi. 1 Haziran–1 Ekim 2025 arasında düzenlenen gece müzeciliği programı kapsamında 554.516 ziyaretçi ağırlandı. Bakan Ersoy, gece müzeciliğine gösterilen yoğun ilgiyi değerlendirerek şunları söyledi: “Bu yıl 554 binden fazla misafirimizi ağırladığımız gece müzeciliğimiz, kültürümüzün sadece gündüz değil, gecenin büyüsünde de nasıl görkemle parladığını herkese gösteriyor.” Normalde 1 Ekim’de sona eren uygulama; Efes Örenyeri ve Side Örenyeri için 2 Kasım’a kadar devam etti. Bu kapsamda iki noktada gece ışıklandırmaları, rehberli turlar ve açık hava gezi güzergâhları ziyaretçilerin erişimine açık kaldı. Galata Kulesi’inde ise uygulama halen devam ediyor. Bu yıl en çok ziyaret edilen gece müzeciliği alanları arasında Efes Örenyeri, Galata Kulesi ve Pamukkale Hierapolis Örenyeri öne çıktı. Özellikle yerli ve yabancı turistlerin gece serinliğinde antik yapıları deneyimleme isteği, ziyaretçi sayılarında önceki yılların üzerine çıkan güçlü bir ivme yarattı. Gece müzeciliği, tarihi mirasın günün farklı zamanlarında özel bir atmosferle sunulmasını sağlayarak kültür turizmine yeni bir boyut kazandırmaya devam ediyor. Bu yıl elde edilen yüksek ziyaretçi sayısı, uygulamanın gelecek sezonlarda daha geniş bir alana yayılacağına işaret ediyor.

 

'Gezen Sinema Tırı' Sivas'ta

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Sanat İçin Yola Çık Derneği işbirliğinde Sivas’a gelen Gezen Sinema Tırı, çocuklara sinema keyfi yaşattı. Sinema salonu bulunmayan ilçelerde gösterim yapan tır, müzik etkinlikleriyle de çocukların ilgisini çekti. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ve Sanat İçin Yola Çık Derneği işbirliğinde yürütülen proje kapsamında Sivas'a gelen "Gezen Sinema Tırı" çocuklara sinema keyfi yaşattı. Valilikten yapılan açıklamada, sinema salonu bulunmayan yerleşim yerlerine kültür ve sanat götürmeyi amaçlayan projenin, Sivas genelinde büyük ilgi gördüğü belirtildi. 17 Kasım'da Yıldızeli ilçesinde başlayan Sivas programı kapsamında sinema tırı, bugüne kadar Şarkışla, Gemerek, Altınyayla, Gürün, Divriği, Kangal, Zara ve İmranlı ilçelerinde çocuklarla buluşarak hem müzik etkinlikleri hem de sinema gösterimleri gerçekleştirdi. Program, 28 Kasım Gölova, 1 Aralık Akıncılar, 2 Aralık Suşehri, 3 Aralık Koyulhisar, 4 Aralık Hafik, 5 Aralık Doğanşar ve 8 Aralık Ulaş ilçeleriyle devam edecek. Gezen Sinema Tırı, ilçelerdeki gösterimlerin ardından 9-13 Aralık tarihleri arasında Sivas merkezde çocuklarla bir araya gelecek. Özel donanımlı, iklimlendirme sistemi bulunan ve 120 kişilik kapasiteye sahip tır, dev perde, profesyonel ses sistemi ve sinema atmosferini yansıtan iç tasarımıyla büyük şehirlerdeki sinema salonlarını aratmıyor. Proje, sinema kültürüne erişim imkanı olmayan çocuklara gerçek bir sinema deneyimi sunarak onların hayal dünyalarını zenginleştiriyor. Gezen Sinema Tırı’nın Sivas programı kapsamında, 24 gün boyunca 20 bin çocuğa sinema deneyimi sunulması hedefleniyor.



"Osmanlı Tarih Literatürü"araştırmacıların istifadesine sunuldu 

İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA) bünyesinde, Osmanlı tarihçiliği alanındaki en kapsamlı çalışmalardan biri olarak hazırlanan "Osmanlı Tarih Literatürü" adlı altı ciltlik eser araştırmacıların istifadesine sunuldu. Geniş bir coğrafyada ortaya konulmuş telif ve tercüme tarih eserlerini, bu eserlerin yazarlarını ve entelektüel bağlamlarını tasnif eden eserin tanıtım toplantısı Cağaloğlu'ndaki IRCICA Genel Direktörlük binasında gerçekleştirildi. IRCICA Başkanı Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç, açılışta konuşma yaptı. İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA) bünyesinde, Osmanlı tarihçiliği alanındaki en kapsamlı çalışmalardan biri olarak hazırlanan "Osmanlı Tarih Literatürü" adlı altı ciltlik eser araştırmacıların istifadesine sunuldu. Geniş bir coğrafyada ortaya konulmuş telif ve tercüme tarih eserlerini, bu eserlerin yazarlarını ve entelektüel bağlamlarını tasnif eden eserin tanıtım toplantısı Cağaloğlu'ndaki IRCICA Genel Direktörlük binasında gerçekleştirildi. Toplantıya katılanlar, İslam tarihi ve Osmanlı tarih yazımı alanlarında uzmanlaşmış araştırmacılar Mehmet Serdar Bekar ve Veysel Bulut tarafından hazırlanan, editörlüğü Prof. Dr. Cengiz Tomar tarafından yürütülen eseri inceleme imkanı buldu. Açılışta konuşma yapan IRCICA Başkanı Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç, uzun yıllar emek vererek kitabı hazırlayan Mehmet Serdar Bekar ve Veysel Bulut'un eserin gerçek kahramanları olduğunu söyledi. Prof. Dr. Kılıç, eserin 13 binden fazla yazma esere müracaat edilerek oluşturulduğunu belirterek, "Her yönüyle iktisat tarihçilerinin, tasavvuf tarihçilerinin, siyasi tarihçilerin, müessese tarihçilerinin herkesin istifade edeceği çok zengin bir kaynak oldu." değerlendirmesini yaptı. 

 

İsmail Hakkı Bursevi Bursa’da anıldı

Bursa'da, İsmail Hakkı Bursevi'nin vefatının 300. yılı dolayısıyla "Balkanlar'dan Bursa'ya Hatt-ı İrşad: İsmail Hakkı Bursevi Yazma Eserler Sergisi" açıldı. İnebey Yazma Eserler Kütüphanesi'nde, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı (TÜYEK) ve Bursa Valiliğince düzenlenen sergide, İsmail Hakkı Bursevi'nin, bazı hocaları ve öğrencilerinin toplam 47 el yazması eseri yer alıyor. Büyük Osmanlı alimi, müfessir, mutasavvıf, hattat ve şair İsmail Hakkı Bursevi'nin "Subhatu's-Salikin", 16 ciltlik "Ruhul Beyan" gibi eserlerinin izlenime sunulduğu sergi, bir ay boyunca ziyaret edilebilecek. TÜYEK Başkanı Coşkun Yılmaz, serginin açılışında, İsmail Hakkı Bursevi'nin vefatının 300. yılı dolayısıyla anma etkinliklerinin Bursa'da yapılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Serginin önemine değinen Yılmaz, İsmail Hakkı Bursevi'nin, hocalarının ve talebelerinin eserlerine yer verilen serginin paha biçilemez yazmaları içerdiğini vurguladı. Yılmaz, TÜYEK bünyesindeki koleksiyonlar arasında "Bursevi Dergahı"nın çok özel bir yeri olduğuna dikkati çekerek, "Bizim bugüne kadar tespit edebildiğimiz, elimizde 27 tane İsmail Hakkı Bursevi'nin bizzat kaleminden çıkmış, kendi yazdığı eserler var. Bunun yanında bir de istinsah ettiği eserler, okuduğu, çok beğendiği, Muhyiddin İbnü'l Arabi'nin, Aziz Mahmud Hüdayi'nin ve benzeri gibi istinsah nüshalar var." ifadelerini kullandı. 


Milli Mücadele’nin tanığı 150 yıllık taş köprü zamana meydan okuyor 

Kocaeli’nin Başiskele ilçesinde 19. yüzyılda iki köyü birbirine bağlamak amacıyla inşa edilen ve Milli Mücadele yıllarında işgal güçlerine karşı direnişin simgelerinden biri olan Servetiye Taş Köprüsü, tarihi dokusuyla dikkati çekiyor. Kiraz Deresi üzerinde bulunan ve yaklaşık 150 yıl önce Servetiye Cami ile Servetiye Karşı köylerini birbirine bağlamak için yapılan köprü, bölgenin tarihi mirasında önemli bir yer tutuyor. Milli Mücadele döneminde İzmit’in güney yakasındaki en büyük yerleşim yerlerinden Bahçecik nahiyesine bağlı Servetiye köyü, işgal güçlerine karşı ilk direnişin başladığı noktalardan biri olarak biliniyor. O dönemde vatan savunması için örgütlenen halk, çevre köylerle birleşerek milli kuvvetlere destek verdi. Servetiye Taş Köprüsü de bu süreçte Servetiye Karşı ve Servetiye Cami köyleri arasında ulaşımı sağlayarak direnişin lojistiğinde önemli bir rol oynadı. Günümüzde araç trafiğine kapalı olan ve sadece yayaların kullanımına sunulan tarihi yapı, Yuvacık Barajı havzasındaki doğal güzelliklerle bütünleşerek ziyaretçilerini ağırlıyor. Araştırmacı yazar Emin Öztürk, köprünün 19. yüzyılda inşa edildiğini ve Yuvacık Barajı’na su sağlayan Kiraz Deresi üzerinde yer aldığını belirtti. Öztürk, köprünün orijinal kitabesinin kaybolduğunu ifade ederek, "Günümüzde orijinal kitabe yerine, restorasyon sonrası Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından konulan kitabe bulunmaktadır" bilgisini paylaştı.

Sabahattin Ali’nin kaleminden 

“Kağnı, Ses, Esirler” yeniden raflarda 

Sabahattin Ali’nin kaleme aldığı Kağnı, Ses, Esirler, Elips Kitap etiketiyle yeniden raflarda. Yol amelesinin çadırı tarafından gelen saz sesi, ustaca çalınan bir meyandan sonra, susar gibi oldu ve bir erkek sesi o zamana kadar duymadığımız, fakat bize yabancı da gelmeyen bir halk şarkısı söylemeye başladı: Döndüm daldan kopan kuru yaprağa Seher yeli, dağıt beni, kır beni; Götür tozlarımı burdan uzağa, Yârin çıplak ayağına sür beni… Bu sefer ben de doğruldum. Saz tekrar kıvrak bir ara nağmesine başladığı hâlde, kulağımda hâlâ deminki sesin çınlamaları vardı. Arkadaşım, “Bu ne?” demek ister gibi yüzüme baktı. “Fevkalade!” diye mırıldandım.

Yorum Yaz