Ramazan’da bu kitapları okuyalım mı?

KİTAPLIK Güncel

Ketebe Yayınları, Ramazan’a özel 11 kitap yayınladı. Ramazan’da maneviyatımızı artıracak bu özel seçkide, önemli eserler yer alıyor. Maneviyat dolu anlar için, bu eserlere göz atmadan geçmeyin. 

Ramazan ayının gelmesiyle okur kitaplığımızda da değişimler oldu. Kur’an-ı Kerim’i bol bol okuduğumuz bu ayda manevi olarak bizi besleyen eserlere de ihtiyaç duyuyoruz. Ketebe Yayınları da Ramazan özel kitaplarını yayınladı.  Başta Elmalılı Hamdi Yazır’ın Hak Dini Kur’an Dili tefsirinin özel baskısı olmak üzere, Ramazanname’den hicret yolculuğuna farklı türde eserleri okurla buluşturdu. 

Gazzeli kadınların sessiz çığlığı kilim motiflerinde 

İsrail zulmü altında dik duruşunu koruyan Gazzeli kadınların sessiz çığlığı, ilmek ilmek kilimlere işlendi. Erzurum Atatürk Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ayşe Aslıhan Eroğlu, Gazzeli kadınların sesini duyurabilmek için, dokuduğu kilimler üzerine kefiye yerleştirerek farkındalık oluşturmak istedi. “Eserlerimin hepsini ağlayarak yaptım” diyen Eroğlu, Sessiz Çığlık ismini verdiği sergisini Atatürk Üniversitesi Kültür Merkezi’nde açtı. Yüzyıllar boyunca kadınlar, kilim motiflerinde korkuyu, aşkı, ölümü, umudu ve korkuyu işlediler. Duygularını ve beklentilerini ifade etmek için bu motifleri bir araç olarak kullandılar. Fatih Kısaparmak “Kilim” şarkısında, “Sevdiğine sözü olan bir kilim dokur. Kilimin dilinden ancak anlayan okur” ifadelerini kullanmış, bir aşk hikayesinin kilim dokumasına nasıl yansıdığını dile getirmişti. Her türlü duygunun işlenebildiği kilimlere şimdi de Gazzeli kadınların sessiz çığlıkları işlendi. 

Cam Kur’an: İnsanın ışık arayışına sanatsal bakış 

Cidde’deki İslam Sanatları Bienali’nde sergilenen “Cam Kur’an” eseri, Ramazan ayında Kur’an-ı Kerim’in mesajını ışık ve şeffaflıkla yeniden yorumluyor. Sanatçı Asif Khan, eserini “Görünenin ötesiyle, bilinmeyenle ve insanın ışık arayışıyla kurulan bir bağ” olarak anlattı. Kur’an’ın anlamını kültürel sınırların ötesine taşıyan eser, ziyaretçilere benzersiz bir manevi deneyim yaşatıyor. On bir ayın sultanı Ramazan, Kur’an-ı Kerim’in bu ayda indirilmesiyle Müslümanlar için ayrı bir önem taşıyor. İnsanlığa yol göstermesi için gönderilen Kur’an, yazıldığı ilk günden bugüne, sanatla iç içe olmaya devam ediyor. Her yıl milyonlarca insanın umre için buluştuğu kutsal toprakların duraklarından biri olan Cidde’deki İslam Sanatları Bienali’nde sergilenen “Cam Kur’an (Glass Qur’an)”, kitabımızın anlamını sanat diliyle yeniden yorumluyor. Işığın şeffaflıkla buluştuğu eser, Ramazan’ın ruhuna ve Kur’an’ın mesajına ayna tutuyor. 25 Mayıs’a kadar ziyarete açık olan bienal, Ramazan ayına özel iftar-sahur arasında da gezilebiliyor.

Gazze’deki tarihi mirası elleriyle kurtarıyorlar 

Gazze’de İsrail’in yok etmeye çalıştığı tarih, enkazların altından “elle” çıkarılıyor. Gazze’deki Vakıflar Bakanlığı'nın 18 Şubat’ta açıkladığı verilere göre, İsrail Gazze’deki 1244 camiden 834’ünü tamamen 275’ini ise kısmen yıktı. Gazze Şeridi’nin en büyük ve en eski camisi olarak bilinen Büyük Ömeri Camii ve kütüphanesi de bu saldırılardan büyük zarar gördü. Şimdilerde Vakıflar Bakanlığına bağlı teknik bir ekip, Filistin’deki en büyük üçüncü kütüphane olma özelliği taşıyan Büyük Ömeri Camii Kütüphanesi'nden 5-7 asırlık el yazmaları, belgeler ve binlerce nadir kitabı çıkarmak, tarihi ve dini mirası “elleriyle” kurtarmak için mücadele ediyor.

1100 yıllık keşif: Gazze'den gelen zeytin çekirdekleri bulundu 

Antalya’nın Kaş ilçesi açıklarında gerçekleştirilen su altı kazıları sonucunda, 1100 yıl öncesine dayanan antik çağ gemicilerinin zeytin çekirdekleri içeren amforaları gün yüzüne çıkarıldı. Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Kültür Varlıkları Koruma ve Onarım Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hakan Öniz önderliğindeki ekip, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ‘Geleceğe Miras Projesi’ kapsamında Besmi Adası’nın yaklaşık 45-50 metre derinliklerindeki batığı inceleyerek, Filistin’in Gazze kıyılarından yola çıkan zeytinyağı yüklü geminin, Kaş açıklarında fırtınaya yakalanıp denize batmış olduğunu belirledi. Projede, son 1 yıldır derin sulara inen su altı robotları kullanılarak batıktaki antik amforalar yüzeye çıkarıldı. Yapılan incelemelerde, tek bir amforadan çıkan 1100 yaşındaki zeytin çekirdekleri dikkat çekti. Doç. Dr. Öniz, "Antik çağda gemilerde taşınan en önemli yüklerden biri olan zeytin, deniz suyu içerisinde bir haftada yiyecek hale gelerek aylarca bozulmadan kalabiliyordu. Bu buluntular, gemicilerin vazgeçilmez yiyeceği olarak tarih boyunca büyük önem taşımıştır," diyerek, buluntuların Türkiye’de karşılaştığımız ilk örnek olduğunu vurguladı.

Ramazanın manevi ruhunu Ketebe’den okuyun 

Ketebe Yayınları Ramazan ayını birbirinden güzel kitaplarla karşıladı. Ketebe Yayınları, Ramazan-ı Şerif’i birbirinden güzel 11 kitapla karşıladı. Başta Elmalılı Hamdi Yazır’ın Hak Dini Kur’an Dili tefsirinin özel baskısı olmak üzere, Ramazanname’den hicret yolculuğuna farklı türde eserleri okurla buluşturdu. Ramazan ayının manevi ikliminden çocukları da mahrum bırakmayan yayınevi, Ramazan Günlüğüm ve En Sevgili’ye Kalpten Bir Mektup eserlerini minikler için yayımladı. Ketebe Yayınları Ramazan ayını birbirinden güzel kitaplarla karşıladı. 11 ayın sultanının manevi iklimini yeni eserlerine taşıyan Ketebe’nin Ramazan Kitaplığı’nda tam 11 eser bulunuyor. Çocuk kitaplarından Elmalılı’nın tefsirinin özel baskısına, Ramazannâme’den incelemeye farklı türde eserler okurla buluştu. Eserlerden ilki, Asım Cüneyd Köksal ve Murat Kaya tarafından 2023 yılında yayına hazırlanan ve Türkiye Yazma Eserler Kurumu tarafından basılan Elmalılı Hamdi Yazır’ın Hak Dini Kur’an Dili tefsiri. Ketebe, bu kıymetli tefsire, kaleme alınmaya başlanmasının 100. yılında, 8 ciltlik özel bir baskı hazırladı. Cumhuriyet döneminde kaleme alınmış en önemli eserlerin başında yer alan eser, bugüne kadar pek çok kez yayınlanan ve en çok okunan tefsir olma özelliği taşıyor. Eser ayrıca yazma nüshalarına dayanıyor, alıntı ve atıfların orijinallerini gösteriyor. Kur’an ayı Ramazan’da, Hak Dini Kur’an Dili ile Rabbimizin kelamını, zengin Türkçemizle okuyacaksınız.

İlk kadın divan şairinin mezarına sanduka yerleştirildi 

Amasya’da 15. yüzyılda yaşayan ilk kadın divan şairi Mihri Hatun’un mezarına yeni bir sanduka yerleştirildi. Mihri Hatun’un Pir İlyas Türbesi’ndeki orijinal mermer sandukası, 25 yıl önceki soygun girişimi sonrası Amasya Müzesi’ne taşınmıştı. Bilim insanlarının çalışmalarıyla mezarın konumu tekrar belirlendi. Yapılan törende, belirlenen mezar yerine üstü yeşil örtüyle kaplı yeni sanduka dualarla yerleştirildi. Amasya Üniversitesi Hattat Hamdullah Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Metin Hakverdioğlu, “25 yıl önce hayalini kurduğumuz bir olay gerçekleştirildi. Mihri Hatun’un sandukasını yerine koyduk” dedi.

Bu yarışmalar kaçmaz 

Kültür ve Turizm Bakanlığı uygulamalı sanat alanında eğitim gören üniversite öğrencilerine yönelik iki büyük yarışma düzenliyor. Güncel sanat ve afiş tasarım alanlarında gerçekleştirilecek yarışmalarda toplam 790 bin lira ödül dağıtılacak. Bakanlık, 2025 yılının “Aile Yılı” olarak ilan edilmesi nedeniyle, gençlerin aile bağlarına dikkat çekmesini amaçlayan “Genç Sanat: 6. Afiş Tasarım Yarışması” düzenleyecek. Yarışmanın başvuruları 1 Temmuz ile 18 Ağustos tarihleri arasında kabul edilecek. Ayrıca özgün sanat eserlerini teşvik etmek üzere “Genç Sanat: 11. Güncel Sanat Proje Yarışması” düzenleyecek. Serbest konulu bu yarışmaya başvurular ise 4 Ağustos ile 8 Eylül tarihleri arasında yapılacak.

‘Kılıçla hutbe’ geleneği 611 yıldır Edirne'deki Eski Cami’de sürüyor 

Edirne’nin simgelerinden biri olan Eski Cami, asırlardır devam eden "kılıçla hutbe" geleneğini yaşatıyor. Osmanlı'ın 5'inci Padişahı Sultan 1. Mehmet (Çelebi) zamanında 1414’te ibadete açılan camide, cuma ve bayram hutbeleri kılıç kuşanılarak okunuyor. Eski Cami Uzman İmam Hatibi Salih Tatlı, kılıçla hutbe geleneğinin Hazreti Ömer dönemine dayandığını ve İslam’ın ilk yıllarında uygulandığını belirterek, "Çelebi Sultan Mehmet, Fetret Dönemine son verip tevhidi sağlarken bu geleneği başlatmıştır. Daha sonra 2. Murat ve Fatih Sultan Mehmet de bu uygulamayı sürdürmüştür. Kılıçla hutbe, fetih ve cihat geleneğini canlı tutmanın yanı sıra adaleti simgeler," dedi. 

Yaşamı yeniden yaratan kadınlar 

Fotoğraf sanatçısı Varol Uzlu’nun 62 kareden oluşan Bu Topraklarda Kadın Olmak sergisi Beyoğlu’ndaki Terra Santa’da açıldı. Uzlu, “Karadeniz kadınından yola çıkarak Türkiye’deki tüm kadınların mücadelesini, yaşama bakışını yansıtmaya çalıştım” dedi. Dünya, yaşama emek veren ve her zorluğa direnen kadınların sırtında yükseliyor. Anadolu, kadın emeğinin en belirgin görülebileceği coğrafyaların başında geliyor. Tarih boyunca bu toplumu sevgisi, gücü, çabası ve ruhuyla yoğuran Anadolu kadını, Varol Uzlu’nun vizöründen yansıyanlarla bu topraklarda kadın olmanın ne demek olduğunu sanatseverlere gösteriyor. Beyoğlu Belediyesi’nin ev sahipliğinde Terra Santa’da açılan Bu Topraklarda Kadın Olmak sergisi, fotoğraf sanatçısı Varol Uzlu’nun Doğu Karadenizli kadınların mücadeleci ruhunu gösteren ve 62 kareden oluşan çok özel bir seçki. Sergiyi 4 Nisan’a kadar ziyaret edilebilirsiniz. 



Yorum Yaz