Kültür sanat coşkusu devam ediyor

Güncel SANAT AJANDASI

Sanat, insanı malzemesinin çokluğu ya da yokluğu ile yoğurur. Kimi zaman ona geçmişten bir kesit sunarken kimi zaman ise gelecekten bir haber verir. Ama her zaman o dem içerisinde hepsini harmanlar ve insan olduğumuzu küçük dokunuşlarla hatırlatır. Bizler de bu sanat rotamızda bir insanın ve şehrin ruhunu hatırlamak ve hatırlatmak maksadıyla sizler için güzel ve kısa bir rota çizdik. İlk durağımız; İstanbul’un dört noktasında gerçekleşen 3. Yeditepe Bienali’ne gidelim, ardından  duyusal ve dijital dünya arasında bir geçit yapıp Art On İstanbul’da “Microswitch” sergisini ziyaret edelim. Yolculuğumuzu beyazperde ile taçlandırıp AKM Yeşilçam Sineması’nda gösterimde olan "Böyle Küçük Şeyler" filmi ile bitirelim. 

İstanbul’un kalbinde geleneksel sanatın çağdaş yorumu: 3. Yeditepe Bienali 

Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Fatih Belediyesi ve Klasik Türk Sanatları Vakfı işbirliğiyle düzenlenen 3. Yeditepe Bienali, “Gölge Varsa Işık da Var” temasıyla 18 Nisan’da kapılarını açtı. Bienal, geleneksel sanatları ortak bir zeminde bir araya getiriyor. 

3. Yeditepe Bienali, İstanbul’un geçmişine tanıklık etmiş ve şehir kültüründe önemli yer tutan üç muazzam mekanda gerçekleştiriliyor: Sirkeci Garı Ambarları, Yedikule Hisarı ve  Nuruosmaniye Camii Mahzeni. Her biri kendi içindeki mimarisi, atmosferi ve tarihsel dokusuyla bienalin temasına farklı bir boyut kazandıracak bu mekanlar, ziyaretçileri mekânın ötesinde bir sanatsal serüvene çıkarıyor.

“Gölge Varsa Işık da Var” başlığı altında formunu kazanan bienal, klasik sanatların sahip olduğu derin geçmişi ifade biçimlerini günümüz estetik anlayışıyla yeniden hayat buluyor. Seçilen bu temayla sadece sanatsal bir kurgu olmanın yanı sıra insanın iç dünyasına, varoluşsal sancılarına ve hayatın içinde hep var olan  çelişkilerine ve umutlarına dair felsefî bir davet içeriyor. 

Bienalde hat, tezhip, ebru, minyatür, çini gibi klasik Türk sanatları başta olmak üzere pek çok farklı disiplinden eser yer alıyor. Geleneksel sanatın çağdaş yorumlarla buluştuğu sergilerde Türkiye’nin yanı sıra çeşitli ülkelerden sanatçıların çalışmaları da sanatseverlerle bir araya geliyor.  Bienal 8 Nisan-18 Haziran tarihleri arasında haftanın her gün ziyaretçilerini bekliyor.

Duyusal ve dijital arasında bir geçit: “Microswitch” sergisi 

Dijital teknolojiler ile insan deneyimi arasındaki geçirgen sınırları sorgulayan çarpıcı bir yapıtlar bütünü Art On İstanbul’da. Sanatçı Eser Gündüz’ün yeni kişisel sergisi “Microswitch” 28 Nisan’da kapılarını sanatseverlere açtı. Sergi, Gündüz’ün son dönem üretimlerinin öne çıkan örneklerini içerirken; teknolojinin gündelik yaşamla, bellekle ve bedenle kurduğu karmaşık ilişkilere odaklanıyor.

Eser Gündüz, “Microswitch” başlığı altında çocuklukta başlayan oyun deneyimini yetişkinlik dünyasına taşıyarak, oyuncaklar ve resim üzerinden özgür bir ifade alanı yaratıyor. Sergi, bir yandan elektronik bileşenlerin mekanik işlevselliğine göndermede bulunurken, diğer yandan da bireysel farkındalık anlarını işaret eden metaforik bir zemin kuruyor. 

Sanatçının enstalasyonları, kinetik heykelleri ve video işleri, ziyaretçileri hem fiziksel hem zihinsel olarak etkileşime çağırıyor. Sanatçının, analog ile dijitalin iç içe geçtiği üretim dili, izleyiciyi bir arayüz gibi konumlandırıyor. Her bir işte kullanılan elektronik parçalar, yalnızca teknik nesneler olmaktan çıkıp hafızayı, geçişleri ve ani fark edişleri temsil eden sembollere dönüşüyor.

Dijitalleşmenin bireyin algı biçimleri üzerindeki etkisini sorgularken, teknolojik materyalin sanatsal dile nasıl dönüştürülebileceğine dair yenilikçi bir bakışa tanıklık etmek isteyen herkes 31 Mayıs 2025 tarihine kadar Art On İstanbul’u ziyaret edebilir.

“Böyle Küçük Şeyler" filmi, AKM Yeşilçam Sineması’nda

Sizleri sürükleyici bir filme götürmek istiyorum. İrlandalı yazar Claire Keegan'ın 2021 yılında yayımlanan ve Booker Ödülü'ne aday gösterilen kısa romanı Small Things Like These Böyle Küçük Şeyler (Small Things Like These), AKM Yeşilçam Sineması’nda gösterimde. Tim Mielants'ın yönetmenliğini üstlendiği ve Cillian Murphy'nin başrolünde yer aldığı film, 1985 yılında İrlanda'nın küçük bir kasabasında geçen çarpıcı bir hikâyeyi beyazperdeye taşıyor.

Film, kömür tüccarı ve beş çocuk babası Bill Furlong'un (Cillian Murphy), Noel öncesinde yaptığı bir kömür teslimatı sırasında yerel bir manastırda karşılaştığı karanlık sırları keşfetme serüvenini konu ediniyor. 

Film, İrlanda'nın yakın tarihindeki karanlık bir dönemi cesurca ele alırken, bireysel vicdanın ve sessiz kalmanın sonuçlarını da derinlemesine inceliyor. Murphy'nin performansı ve Mielants'ın yönetmenliği, izleyicilere sarsıcı ve düşündürücü bir deneyim sunuyor.

"Böyle Küçük Şeyler", sinema dünyasında sosyal adalet ve bireysel vicdan temalarını işleyerek, izleyicilere derinlemesine bir deneyim sunuyor.

Yorum Yaz