Litros Sanat
Türkiye'nin Dijital Kültür Sanat Gazetesi
İstanbul’un doğal güzellikleri, cami siluetleri, tarihi anıtları; yalıları, köşkleri, sarayları geçmişten bugüne ressamlara en çok ilham veren mekânların başındagelmektedir. Topkapı Sarayı, Galata ve Tarihi Yarımada'yı ayıran Haliç suları ile Boğaziçi, kayıklar ve figürlerle süslenerek ressamların tuvalinde adeta canlı ve görsel belgelere dönüşmüştür.Türk resminde İstanbul,salt bir manzara olarak işlenmemiş, aynı zamandatarihi süreçteki toplumsal değişimi yansıtan bir ayna olmuştur.
Düşler Kenti İstanbul
18. ve 19. yüzyıllarda Batılı ressamların gözünde egzotik ve gizemli bir doğu başkenti olan İstanbul, Haliçve Boğaz kıyıları üzerindeki kayıklar, kıyıdaki ahşap yalılar veSuriçi’nde yükselen minarelerlepitoresk bir manzara teşkil etmekteydi.Kimi zaman padişahın daveti kimi zaman maiyetinde bulundukları elçilerin diplomatik görevi veya Osmanlı başkentini yerinde keşfetmek gayesiyle İstanbul’a gelen Avrupalı ressamlar için şehrinçok kültürlü yapısı ve gündelik yaşamı, benzersiz coğrafyası, suyun ve ışığın yarattığı yansımalarla oldukça cazip gelmekteydi.Lâle Devri'nden itibaren İstanbul'a gelen elçiler ve onların heyetlerinde yer alan Avrupalı ressamlar Osmanlı saray ritüellerini, kıyafetlerini ve sosyal dokuyu en ince ayrıntısına kadar resmederek Batılılara payitahtı tanıtmışlardır.
Jean-BaptisteVanmour, AmadeoPreziosi, Alberto Pasini, Germain FabiusBrest, Leonrado de Mango, Thomas Allom, FélixZiem,Jean-LéonGérôme, Stanisław Chlebowski, İvan Ayvazovski,FaustoZonarobaşta olmak üzere oryantalist ressamlar İstanbul’un ve Boğaziçi’nin pek çok köşesini, şehrin panoramik görünümlerini,Kapalıçarşı'daki esnafları, sokak satıcıları, mesire yerleri, kahvehanelerde nargile içen figürleri, Galata Köprüsü'nden geçen rengarenk kıyafetli kalabalıkları ve mahalle aralarındaki ahşap evleri canlı detaylarla belgelemişlerdir.
Türk Resminde İstanbul İmgesi
İstanbul, Türk resim sanatında en önemli ve en çok işlenen adeta başrole yerleşen bir konuma sahiptir. Şehir, Boğaziçi'nin ışığı, tarihi semtleri, sokakları ve mimari anıtlarıyla Türk resminin gelişim çizgisini şekillendirmiştir.Doğu ile Batı'nın, su ile karanın birleştiği bu eşsiz şehir, asker ressamların belgesel titizliğinden, empresyonistlerin ışık avcılığına ve çağdaş sanatçıların soyut çizgilerine uzanan büyüleyici bir serüven yaşamıştır.
19. yüzyılda Batılı anlamda tuval resmine geçiş yapanasker ressamlar kuşağına mensup Hüseyin Zekai Paşa, Şeker Ahmet Paşa, Süleyman Seyyid, Osman Nuri Paşa, Ahmet Ziya Akbulut ve Hoca Ali Rıza İstanbul'u adeta bir belge niteliğinde topografik doğruluğa önem vererek resmetmiştir.İstanbul'un sokakları, ahşap evleri, yalıları ve Boğaziçi kıyılarını konu edinen Üsküdarlı Hoca Ali Rıza,açık havadadoğanın anlık görünümlerini parlak, huzur veren bir dille aktarmıştır.Hoca Ali Rıza, Çubuklu sırtları, Üsküdar ve Boğaziçi kıyılarındaki erguvanları, mor salkımları, fıstık çamlarını şiirsel bir anlatımla kaydetmiştir. Öte yandan Osman Hamdi Bey, İstanbul'un bazı tarihi mekânlarını, cami avlularını ve türbelerini arka plan olarak kullandığı figürlü kompozisyonlar vermiştir.
1890’lardan itibaren İstanbul’u ve özellikle Boğaziçimanzaralarıyla Halil Paşa, ardından İbrahim Çallı’nın öncülüğünde “14 Kuşağı” ışık ve renk odaklı izlenimci üslupla çok sayıda İstanbul peyzajı vermişlerdir. Paris'te eğitim alıp dönen ve Türk resminde devrim yaratan bu kuşak, İstanbul'u kapalı atölyelerden çıkarıp açık havaya taşımıştır.İbrahim Çallı, Nazmi Ziya Güran, Hikmet Onat, Hüseyin Avni Lifij, Feyhaman Duran, Namık İsmail, Ruhi Arel’den oluşan Çallı Kuşağı ve bu kuşakla etkileşim içinde olan sanatçılar(Şevket Dağ, Ali Sami Boyar, Sami Yetik, Vecih Bereketoğlu, Mehmet Ali Laga)İstanbul'u sadece bir doğa parçası olarak değil, yaşayan ve zaman içinde değişen bir mekân olarak ele almıştır.Çallı kuşağı ve atölyesinden yetişen sanatçılar yaptıkları resimlerle erken Cumhuriyet döneminin değişen kent hafızasını oluşturmuştur.
İstanbul, Çallı’nın fırçasında mavi boğaz sularının, mor erguvanların, parlak sarı güneşin ve beyaz manolyaların şehridir.Batı'da gördüğü izlenimcilik akımını İstanbul’a uyarlayan sanatçı, Boğaziçi, Haliç, Adalar; parklar ve mesire alanları, balıkçıları, kayıkları, şehir meydanlarınıkonu alan eserler vermiştir. Hikmet Onat ise neredeyse tüm sanat yaşamını İstanbul peyzajlarına adamıştır. İstanbul'un farklı köşelerini günün değişik saatlerinde, özellikle de ışığın kırıldığı sabah ve gün batımı anlarında resmetmeyi seçen Nazmi Ziya, Boğaziçi kıyıları, tarihi yapıları ve kent yaşamınıempresyonist bir bakışla harmanlamıştır.
Çallı Kuşağı'nın romantik ve izlenimci anlayışına karşı çıkan Müstakiller grubu(Refik Epikman,Cevat Dereli, Mahmut Cuda, Muhittin Sebati,Şeref Akdik, Ahmet Zeki Kocamemi, Hale Asaf,Nurullah Berk, Ali Avni Çelebi, Hamit Görele) İstanbul'u yapısal, geometrik, çizgisel bir tarzla resmetmiştir.
Türk resim sanatında Kübizm ile Konstrüktivizm akımlarını ön plana çıkarand grubu ressamları (Nurullah Berk, Zeki Faik İzer, Cemal Tollu, Abidin Dino, Elif Naci) İstanbul'u geometrik planlar etrafında yeniden inşa etmişlerdir.Paris'te André Lhote ve Fernand Léger gibi kübist hocalardan eğitim alan dgrubu sanatçıları, İstanbul'u tasvir ederken klasik Boğaziçi görünümlerinden ziyade sokakları, kahvehanelerine, balıkçılarına ve şehrin mimari unsurlarınaodaklanmışlardır.
Türk sanatının en özgün ve coşkulu isimlerinden Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun resimlerinde, mozaiklerindeve şiirlerinde İstanbul’un hususi bir yeri vardır. "İstanbul Destanı" şiirinde olduğu gibi resimlerinde de kenti bir renk cümbüşü olarak sunanBedri Rahmi, İstanbul'u sadece binalarıyla değil, insanları, semtleri, kahvehanelerive folklorik motifleriyle bir bütün olarak işlemiştir.
Bedri Rahmi atölyesinden yetişen öğrencilerin oluşturduğu 10’lar grubu sanatçıları (Nedim Günsür, Leyla Gamsız, Fahrünnisa Sönmez,İviStangali, Hulusi Sarptürk, Mustafa Esirkuş, Mehmet Pesen, Fikret Otyam, Orhan Peker, Turan Erol) İstanbul’un sokakları, tersaneleri,limanları, balıkçıları, tarihi yapıları ve Boğaziçi manzaralarını lekeci, renkçi ve modern üslupla yorumlamıştır.
Kadın Ressamların Gözüyle İstanbul
Türk sanat tarihinde kadın ressamlarİstanbul’un tarihî dokusunu, sokak yaşamını ve Boğaziçi atmosferini erkek meslektaşlarından farklı,detaycı ve içsel bir gözle tasvir etmişlerdir.İstanbul’u eserlerinde bir tutku hâline getiren kadın ressamların başında Belkıs Mustafa, Güzin Duran, Nazlı Ecevit, Sabiha Rüştü Bozcalı, Eren Eyüboğlu ve Naile Akıncı gelmektedir. İstanbul peyzajlarında izlenimci tarzı benimseyen Güzin Duran’ın tuvalinde Boğaz'ın ışığı, suyu ve kıyı şeritleri kendine has renkçi bir duyarlılık görülmektedir. İstanbul'u biçimsel bir arka plan olmanın ötesinde canlı bir organizma olarak ele alan Eren Eyüboğlu, Matissyen bir renk anlayışıyla ürettiği eserlerindeşehrin simitçilerini, arzuhalcilerini ve balıkçı dükkânlarını resmetmiştir.Atölyeye kapanmak yerine şövalesini Çamlıca sırtlarına veya Boğaz kıyılarına kurmayı tercih Nazlı Ecevit’in resimlerinde İstanbul, anıtsal yapılarından ziyade gün ışığının suyla buluştuğu sakin ve dingin köşeleriyle canlanır. Türkiye’ninilk kadın illüstratörlerindenSabiha Rüştü Bozcalı, Reşat Ekrem Koçu'nun meşhur İstanbul Ansiklopedisi için kentin seyyar satıcılarını, tulumbacılarını ve tarihi mekanlarını muazzam bir detaycılıkla kâğıdadökmekle kalmayıp,yağlıboya ve suluboya çalışmalarında da İstanbul’un kıyılarını, Boğaziçi'ndeki yalıları, dalgalanan kayıkları ve tarihi camileri konu edinmiştir. Türk resminde adı Eyüp ve Haliç semtleriyle neredeyse özdeşleşenNaile Akıncı yarım asır boyunca Pierre Loti tepesinden, Haliç’ten ve Eyüp sırtlarından İstanbul’u o bilinen tarihi, melankolik ve şiirsel ruhuyla izleyiciye aktarmıştır.
Kaynak:
Nurullah Berk, Türk ve Yabancı Resminde İstanbul, Turing Yayınları, 1977; R. Barış Kıbrıs (Yay. Haz.) Düşlerin Kenti: İstanbul, Pera Müzesi Yayınları, 2008; Kıymet Giray, Çallı ve Atölyesi, Türkiye İş Bankası Yayınları, 1997; Taha Toros, İlk Kadın Ressamlarımız, Akbank Yayınları, 1988; Kolektif, Kadın Özel Arşivlerinde 40 Kadın 40 Hayat, İBB Yayınları, 2022; Ela Yılmaz, "Fatma Nazlı Ecevit", Cumhuriyet Dönemi Türk Sanatı Tarihi Ansiklopedisi; Ebru Nalan Sülün, Bir Kendilik Öyküsü: Naile Akıncı (1953-2013) Retrospektif Sergisi, İBB Kültür yayınları, 2023; Nilüfer Öndin, Türk Sanatının Büyük Ustaları, Hayalperest Yayınları, 2022; Ömer Faruk Şerifoğlu, Eren & Bedri Rahmi Eyüboğlu Yan Yana, İş Bankası Kültür Yayınları, 2026.
Yorum Yaz