Litros Sanat
Türkiye'nin Dijital Kültür Sanat Gazetesi

Esenler Belediyesinin ev sahipliği yaptığı “Tesbihat Karakatür Sergisi” 14 Kasım’da sanatseverlerle buluşacak. Sanatçı Abdulbaki Kömür, Peygamber Efendimizin hadislerinden ilhamla hazırladığı eserlerinde, çizgiler aracılığıyla derin bir manevi yolculuğa davet ediyor.
Peygamber Efendimizin hadislerinden yola çıkarak inşa edilen bir sergi düşünün… Her bir çizgide merhamet, her bir beyaz çizgide bir ışık… Sanatçı Abdulbaki Kömür’ün “Tesbihat Karakatür Sergisi”, sanatseverleri sadece bir sanat deneyimine değil; bir anlayışa, bir farkındalığa çağırıyor. Esenler’de Dr. Kadir Topbaş KSM’nin sergi alanında sanatseverlerle buluşturulan bu sergi, mizah ile hüznün, çizgi ile inancın buluştuğu nadir çalışmalardan biri. Kömür, serginin ortaya çıkış hikâyesini, çizim tarzını ve eserlerinin ardındaki anlamı samimiyetle Litros Sanat’a anlattı.
Tesbihat Karakatür sergisi nasıl ortaya çıktı?
Bu karikatür sergisinin fikir babası Hüseyin Cerrahoğlu’dur. Bildiğiniz gibi, geçtiğimiz yıllarda Fransa, Hollanda ve Belçika gibi ülkelerde Peygamber Efendimize hakaret içeren karikatürler yayımlandı. Bu durum, İslam coğrafyasında büyük bir tepkiye neden oldu. O dönemde Hüseyin Bey, “Peygamberimizi Batılı karikatüristlerin bakış açısıyla değil, olduğu gibi, hakikatiyle nasıl anlatabiliriz? Uluslararası bir karikatür sergisi mi düzenlesek?” diye düşünmüştü. Benden de Peygamber Efendimizin sosyal içerikli kırk hadisini tespit etmemi istemişti. Hadisleri belirledik ancak proje o dönemde hayata geçmedi. Fakat o süreçte biriktirdiğim hadisler bende yeni bir fikir doğurdu. Kendi kendime “Ben neden çizmiyorum?” dedim. Çünkü illa uluslararası bir karikatürist topluluğunun olması gerekmiyordu. Eğer Batı, Peygamber Efendimizi bir şekilde görüyorsa, biz de onu kendi inanç coğrafyamızda, hadisleriyle anlatabiliriz. Böylece çizmeye başladım. Çizimlerim tamamen bilgisayar üzerinde, mouse kullanılarak yapıldı. Genellikle siyah zemin üzerine beyaz çizgilerle çalıştım. Bu nedenle eserlerime “karikatür” değil, “karakatür” adını verdim. Birçok arkadaşım “Bir harf hatası olmuş” diye aradı ama özellikle böyle yaptığımı söyledim. Çünkü “kara”, hem rengin sadeliğini hem de derinliğini ifade ediyor. “Tesbihat Karakatür Sergisi” böyle doğdu. Bu süreçte Kader Hanım’ın da çok büyük emeği var, hatta benden fazla. Umarım karşılığını bulur.

İlhamla çizim yapıyorum
Karikatürlerinizi oluştururken nasıl ilerliyorsunuz?
Eğer bana belirli bir konu veya tema verilmişse, o konsepte bağlı kalarak çalışıyorum. Bu benim için daha kolay bir süreç oluyor. Ancak bazen konsept olmadan, tamamen ilhamla çizim yapıyorum. İnsanın sahip olduğu bütün duygular çift yönlüdür. Hüzün ve mizah, aşk ve nefret… Bunlar aynı çizginin iki farklı ucudur. Hüzün bende çok baskındır ama bu, mizah üretimimi de kolaylaştırır. Çünkü bir cismin gölgesi ne kadar büyükse, varlığı da o kadar güçlüdür. Hüznünüz derinse, mizah anlayışınız da derindir. Ben hüznü seviyorum; bana yakın bir duygudur. Bu yüzden de o duygudan mizah üretmek bana doğal geliyor. Kimileri duygularını yazıya, kimileri tiyatroya aktarır; ben çizgiyle anlatıyorum.

Karakatürlerim Hz. Muhammed’i hatırlatmak için var
Karikatürlerinizle vermek istediğiniz en önemli mesaj nedir?
Her şeyin bir kıstası vardır. Peygamber Efendimiz de insanlığın kıstasıdır. “İnsanlık budur” diyebileceğimiz bir örnektir, o. İnsanlar Peygamberimizi böyle tanısın istiyorum. Bir örnek vereyim: Peygamber Efendimiz bir gün mescitte namaz kıldırır. Çıktıklarında ayakkabısının çalındığını fark ederler. Herkes merakla ne diyeceğini bekler. Efendimiz şöyle der: “Eğer bunu ihtiyacı olan biri aldıysa hakkım helal olsun, güle güle giysin. Ama hırsızlıkla aldıysa bu onun son günahı olsun.” Ne bir öfke, ne bir beddua… Müthiş bir incelik! Bir başka örnek de üzüm hadisesidir. Bir sahabe Efendimize üzüm getirir. Normalde ikram edilen şeyleri arkadaşlarıyla paylaşır; ama o gün hepsini kendi yer. Sahabe gittikten sonra sorarlar: “Ya Resulallah, neden paylaşmadınız?” Efendimiz şöyle cevap verir: “Üzümler henüz olgunlaşmamıştı. Sizden biri yüzünü buruştursaydı, üzümü getiren sahabe üzülürdü. O yüzden hepsini ben yedim.” Bu, İslam tarihinde “diğergamlık” olarak geçer. Yani ötekini düşünmek… Bugün insanlar sadece kendilerini düşünüyor ama biz başkalarını da düşünmek zorundayız. Peygamber Efendimizin hayatı bunun en güzel örneğidir. Bu sergi de o anlayışı hatırlatmak için var.

Bu sergiyle izleyicilerin hangi duygu veya düşünceyi deneyimlemelerini umuyorsunuz?
İnsanlar Peygamber Efendimizi biraz araştırsalar, onun hayatını tanısalar, dünyaya bakışları değişir. Düşünün, sokakta herkesin birbirine saygı duyduğu, kimsenin kimseye zarar vermediği bir toplum… Bugün dünyada yaşanan savaşların, zulümlerin temelinde “ötekini düşünmeme” hali var. Mesela İsrail kendi halkını koruma bahanesiyle başka bir halkın çocuklarını, yaşlılarını, kadınlarını öldürüyor. Ama bu, huzur getirmiyor. Çünkü kendisine huzur arayan, başkasına zulmedemez. Eğer biz davranışlarımızı Peygamber Efendimizin yaşamına göre şekillendirirsek, dünya daha adil, daha yaşanabilir bir yer olur. Bu sergiyle asıl hedefim, insanlara bu duyguyu hissettirmek.

Tesbihat sergisini hazırlarken sizi en çok etkileyen veya zorlayan tema oldu mu? Olduysa bunu bize anlatır mısınız?
Eğer inançsız bir karikatürist olsaydım, bu kadar zorlanmazdım. Çünkü benim için en büyük hassasiyet, anlatmak istediğim meseleyi doğru aktarabilmek ve yanlış anlaşılmaya mahal vermemekti. Peygamber Efendimizin kastettiğini tam olarak yansıtabilmek benim için çok önemliydi. Gestalt psikolojisinde, sinemadaki karelerin birleşip hareketli bir görüntü oluşturması gibi, insanın iyi niyetiyle yaptığı eksik işler de Allah katında tamamlanır. Rabbim diyor ki: “Eğer doğru niyetle hareket ederseniz, eksik bıraktığınız yerleri Ben tamamlarım.” Biz mükemmel olamayız ama niyetimiz mükemmeli aramaktır. “Tesbihat Karakatür Sergisi” de bu niyetin bir ürünü.
Esenler Belediyesi tarafından düzenlenen ve küratörlüğünü Kader Peker Özaytan’ın üstlendiği “Tesbihat” sergisi, karikatür sanatını manevi bir yolculuğa dönüştürüyor.
Tesbihat sergimiz; 50 yıla yakın sanat geçmişi olan ve Esenler Sanat Evi’nde (ESEV) genel sanat yönetmeni olarak görevine devam eden karikatür sanatçısı Abdülbaki Kömür'ün, özgün çizgilerini ilgilisi ile buluşturduğu özel bir proje olarak planlanmıştır. "Tesbihat" Peygamber Efendimiz’in (S.A.V) hadis-i şeriflerinden ilhamla hazırlanmıştır. Bu sergiyi planlarken amacımız izleyiciyi düşündürürken eserlerin güzelliği ile görsel bir şölen sunarak manevi bir yolculuğa davet etmekti. "Tesbihat" isminin hem zikrin manasına hem de çizgilerin ritmine gönderme yapması sebebiyle, bu düşünceyi sadece içerik olarak değil eserlerin sergilenmesi ve tasarımda da kullandık. Serginin, tesbihi anımsatacak şekilde 99 adet yuvarlak, 2 adet sekizgen (ara boncuğu temsilen) ve imameyi temsil edecek şekilde oluşturulan boyutlu bir tuval ile birlikte toplam 102 adet eserden oluşmaktadır. Bu düzenleme ile birlikte izleyiciye hadislerin feyizini görsel ve ritmik bir "zikir çekme" deneyimini yaşatmayı hedefledik. Düzenlediğimiz bu ritim içinde, karikatür sanatçısı Abdülbaki Kömür'ün derin anlatımıyla kaleme aldığı her karikatür, insanların günlük hayatına dokunan evrensel mesajlar taşıyor. Bu mesajlar; sabır, şükür, merhamet, adalet ve sevgi kavramlarıdır. Sergimiz, karikatür sanatının manevi, ahlâkî ve düşünsel bir ifade biçimi olarak gücünü ortaya koyarken, Peygamber Efendimizin (S.A.V) ahlâkını, yaşam biçimini, bizlere sunmuş olduğu öğütlerini karikatür sanatçısı Abdülbaki Kömür'ün çizgileriyle anlamak için, 14 Kasım 2025 Cuma 18.30'da açılışını gerçekleştireceğimiz ve 30 Kasım'a kadar devam edecek olan sergimize kıymetli sanatseverlerimizi bekliyoruz.
Yorum Yaz